• Biz
• Atatürk
• Resimler
• Dağlar
• 31.03.2007
• Kemal Güneş
• Fatma Özçelik
• Erhan Öztürk
• Ayşe Çakın
• Zeynep Lülü
• Aylin Keskinbıçkı
• Güngör Asena
• Şafak Özenç
• Dağcılık Fed.
• Messnerler
• Günün Yazısı
• Önemli Bilgiler
=> Temel Kurallar
=> 10 Hayati Malzeme
=> Dağcılara öğütler
=> Kayboduğunuzda
=> Hayatta Kalma
=> Doğada Yiyecek
=> İşaret verme
=> Su bulma
=> Barınak yapma
=> Yön bulma
=> Ateş yakma
=> Nasıl giyinmeli
=> Dağ kazaları
=> Meteoroliji bilgileri
• Ziyaretçi defterimiz
Planda neler var ?

Arkadaşlar !.. yeni bir yürüyüş istiyoruz.. Ama nereye ? herkes birşeyler düşünsün ve ortak kararla bi gezi yapalım.. Hemde kutlama mahiyetinde olur ! :) dışardakiler bilmez neyi kutlayacağımızı..:) Çağla Çağla sen çok yaşaaaaaa :):)
  DAĞ KAZALARI
  
  Bülent ÜNAL
  
  Kısa bir süre öncesine kadar, dağ kazalarından sonra bilimsel ve
  teknik değerlendirme yapılma alışkanlığı kazanılmamışken, bir süredir
  özellikle dağda arama kurtarma tekniklerinin gelişmesiyle birlikte
  dağcılık literatürüne uygun değerlendirmeler gündeme gelmiştir.
  
  Bilinmelidir ki dağcılık bir çok farklı etkinlik alanını kapsar. Tüm
  dünyada zor yada kolay az yada çok riskli çeşitli alanlarda her sene
  bir çok kişi yaşamını yitirmektedir ve bu, sportif tırmanıcılığın
  başladığı ilk andan bugüne kadar süregelmektedir.
  
  Ülkemizle ilgili genel bir değerlendirme yaptığımızda; ilk dağ
  kazasının 1956 yılında olduğunu, 1956-1975 yılları arasında 6,
  1980'li yıllarda 10, 1990'lı yıllardan günümüze kadar yine 10
  dağcının dağ kazalarında yaşamını yitirdiğini görüyoruz.
  
  Yine araştırmalarda 1980 öncesi olan kazaların tümünün yaz döneminde,
  1980'lerden itibaren kış tırmanışlarının artmasıyla birlikte, %65-70
  oranında kışın meydana geldiği, kazaların çoğunun teknik performans
  gerektiren yerlerden çok basit rotalarda olduğu görülmektedir.
  
  Kazaların %50'sinin inişlerde, %40'nın tırmanışta, %10'nun
  antrenmanlarda meydana geldiği, yaşamını yitirenlerden büyük bir
  kısmının 1-2 yıllık dağcılar olduğu, ölenlerden sekizinin 27 ve üstü
  yaşlarda olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.
  
  Dağlara gidildiği sürece kazalar olacaktır. Ancak önemli olan
  kazaların oluşmasını önlemeye çalışmak ve şu değerlendirmeyi
  yapabilmektir. "Deneyim, teknik malzeme ve bilgi olarak
  eksiksizdiler. Tüm önlemleri aldılar, buna rağmen..."
  
  Son yıllarda dağcılık ile ilgilenenlerin sayısı artmıştır ancak
  dağcılığı kısa süreli kurslarda öğrenmeye çalışan kişilerin araziyi,
  hava koşullarını, zamanlamayı, malzeme seçimini, ekibin
  oluşturulmasını, tırmanış psikolojisini kısa sürede öğrenmelerine
  olanak yoktur. Bu deneyimler ancak alınan eğitim paralelinde dağda
  kalma süresini uzatarak elde edilebilir. Dağcı kendisini eğitmeninden
  bilgi edinen kişi olarak görmenin yanında, deneyiminden gelen
  otoritesine saygı gösteren bir öğrenci olarak da görmelidir.
  
  Limitlerini zorlamayı, diğer insanların yaşantısını riske sokmadan
  gerçekleştirmeyi öğrenmelidir. İyi bildiğini düşünerek güvenlik
  konularına hafife almak, dağı fethetme düşüncesiyle, dağda kişiliğini
  kanıtlamaya çalışmak dağ kazalarına açık olmak demektir. Tanık
  olduğum, arama kurtarma çalışmalarında bulunduğum kazaların hemen
  hepsinde gözlemlediğim davranış biçimi bunlar olmuş ve kazalar
  beraberinde ortaya çıkmıştır.
  
  Kazaları En Aza İndirmek İçin Alınması Gereken Tedbirler:
  
  Etkinlik ile ilgili;
  
  1) Gidilecek dağ hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olunmalıdır.
  
  2) Tırmanılacak rota hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olunmalıdır.
  
  3) Yeterli hazırlanma sürecinden geçilmelidir.
  
  4) Etkinlik için gerekli tüm malzemelere sahip olunmalıdır. İlkyardım
  malzemeleri ve boyunluk bulundurulmalıdır.
  
  5) Etkinlik öncesi mutlaka meteorolojiden hava raporu alınmalıdır.
  
  6) Bivak torbası, pusula ve harita mutlaka bulundurulmalıdır.
  
  Eğitim ile ilgili;
  
  1) Etkinliğin zorluk derecesinin gerektirdiği bilgi ve deneyime sahip
  olunmalıdır.
  
  2) İlkyardım ve kurtarma bilgilerine sahip olunmalıdır.
  
  3) Doğada basit yöntemlerle yaşamı sürdürme bilgilerine sahip
  olunmalıdır.
  
  Dağcılar ile ilgili;
  
  1) Yetersiz kaldığınız koşullarda dönme kararını vermekten çekinmeyin.
  
  2) Duygusal kararlardan kaçının.
  
  3) Kolay yerlerde kazaların daha çok olduğunu unutmayın.
  
  4) Psikolojik durumunuzun bozuk olduğu durumlarda dağa gitmeyin.
  
  5) Her koşulda emniyetinizi alın.
  
  6)Yakınlarınıza, dağ evindeki kişilere etkinlik planınız hakkında
  bilgi verin. Çadırınıza not bırakın.
  
  Grup lideri ile ilgili;
  
  1) Sorumluluğunu alabileceğiniz kişilerden fazlasını dağa götürmeyin.
  
  2) Grup üyelerinin birbirine yakın deneyimli ve eğitimli olmasını
  sağlayın.
  
  3) Dağa götürdüğünüz kişilerin deneyimine uygun davranın.
  
  4) Ülkemizdeki arama kurtarma örgütlerinin yavaş çalıştığını
  unutmayın, riskleri bunu düşünerek alın.
  
  5) Kamp yerini en güvenli alanlardan seçin.
  
  6) En iyi koşullarda hareket edin, en kötüye göre emniyet alın.
  
  7) Deneyiminize güvenerek, iyi bildiğinizi düşünerek güvenlik
  konularını hafife almayın, alanları uyarın.
  
  8) Dağı fethetme düşüncesinde veya dağda kişiliğini kanıtlama çabası
  içinde olanları uyarın ve bu kişileri dağa götürmeyin.
  
  9) Ekip olarak hareket edin, ekibin bölünmesine kesinlikle izin
  vermeyin. Bir kişi için bile olsa etkinliği iptal etmekten kaçınmayın.
  
  10) Şartlar gerektirdiğinde geriye dönme kararı vermekte gecikmeyin.
  
  Son söz olarak söylenmesi gereken şudur; "dağlara ölmeye değil
  dönmeye gidiyoruz".
  
  Dağların her zaman orada olduğunu ve bir dahaki sefere
  çıkabileceğinizi unutmayın.
  
  Yaptığınız her etkinlikte ilk günkü önemi ve dikkati uygulamanız
  dileğiyle. 
  
Nasıl Tanıştık

Ortak dostlar sayesinde 31 Mart 2007 Cumartesi günü sabah bir yürüyüş planlandı ve yola çıktık. Herşey böyle başladı.. Liderimiz 3 zirve yapılacağını söylediğinde Zeynep hanım biraz mırıldandı.. Ancak dönüş yolunda "haftaya nereye çıkalım ? " dediğinde yüzündeki tebessümü görmeliydiniz :)

=> Do you also want a homepage for free? Then click here! <=