• Biz
• Atatürk
• Resimler
• Dağlar
• 31.03.2007
• Kemal Güneş
• Fatma Özçelik
• Erhan Öztürk
• Ayşe Çakın
• Zeynep Lülü
• Aylin Keskinbıçkı
• Güngör Asena
• Şafak Özenç
• Dağcılık Fed.
• Messnerler
• Günün Yazısı
• Önemli Bilgiler
• Ziyaretçi defterimiz
Planda neler var ?

Arkadaşlar !.. yeni bir yürüyüş istiyoruz.. Ama nereye ? herkes birşeyler düşünsün ve ortak kararla bi gezi yapalım.. Hemde kutlama mahiyetinde olur ! :) dışardakiler bilmez neyi kutlayacağımızı..:) Çağla Çağla sen çok yaşaaaaaa :):)
 
Yoğunuz, hem de çok yoğun. Ve üstelik yorgunuz. Göz kapaklarımız kapanıncaya dek meşgulüz.

 

Hep bir şeylerin peşinde tüketmekteyiz zamanı. Kadınlar ev temizliği ve ortalığı toplamak dedikleri şeyleri yaparken, erkekler yolda, trafikte eritmekte zamanı.

Kimi zaman otobüste, kimi zaman televizyon ya da bilgisayar başında, kimi zaman da derslerimizle yaşamaktayız hayatı.

Kime rastlasam yoğun ve yorgun bu aralar. Kimi dersler diyor: “Onlarca ders var çalışmam gereken.” Kimi ev işleri diyor: “Çocuklarla uğraşıyoruz akşama kadar.” Kimi işler diyor: “Bilirsin para kazanmak kolay değil.”

Yorgun kalabalıkların arasında akşama kadar gezip iyice dinlendikten sonra eve dönüş yolunda birkaç şey almak için bakkala uğruyorum. Neden insanlar bu kadar yoğun diyorum, nedir bu koşuşturmaca?

“Hayata tutunmalı” diyor.

Bakkal hayatı yağ markası sanıyor.

Ama hayatın tutamaçları yok ki diyorum kendi kendime. Bir bakkala bunu nasıl anlatmalı?

Hayat, kremalı bir bisküvi gibidir, bazen kremanın içinde gibi rahat hissedersin kendini, bazen de kremayla birbirine tutturulan yer ve gök arasında sıkışmış gibi.

Bazen sıcakkanlı olasın gelir, fırından yeni çıkmış gibi; bazen de dermanın yoktur, akşama dolapta kalmış yaşlı ve bayat ekmek gibi.

Ardından benzer birkaç şey daha sorunca, her uğradığımda benle uzunca muhabbet eden bakkal ilk defa bir an önce yok olup gitmemi istiyor. Hayırlı işler dileyip çıkıyorum ama birazdan geri dönüp aldıklarımın ücretini ödeyip ödemediğimi soruyorum. Kusura bakmayın bu aralar biraz dalgınım diyorum. Rafların birinde bir kremalı bisküvi alay edercesine sırıtıyor.

Yoğunuz..

Bir arkadaşımızın derdini dinleyemeyecek kadar yoğun. Oturup kendimizi düşünemeyecek kadar.. Yolumuzun üstünde gözümüze çarpan çiçeklerle ilgilenemeyecek kadar.. Bir kere bile tefekkür edemeyecek kadar..

Bir sabah kalkıp güneşin doğuşunu izleyemeden öleceğiz. Birbirimizi tanımadan öleceğiz..

 

GÜZEL YAZILAR

Sevgi

Hayata Farklı Bir Bakış Açısı

Yolumuzdaki Engeller

Tahta Perdedeki Çivi

Acı Bir Öykü

Yanmak

Deniz Yıldızının Öyküsü

Bilge ile Köpek

Yaşamın Yankısı

Kendini Gerçekleştiren Kehanet

Ateş ve Su

Anlar

Çanta

Evlilik Fidanı

Bana Gözyaşı Borcun Var

Kaybolan Hayaller

Kaplumbağa

Leyla İle Mecnun

Sessizce Kara

 Bir Bardak Sütün Hatırı

Küfe

Mümküm Olsaydı

Farklı Yaklaşımlar

Ah Şu Önyargılarımız

Kurabiye Hırsızı

Ölmeyen Sevgi

Derviş Kaşıkları

Kertenkele

Geleceğini Biliyordum

Bahar


Nasıl Tanıştık

Ortak dostlar sayesinde 31 Mart 2007 Cumartesi günü sabah bir yürüyüş planlandı ve yola çıktık. Herşey böyle başladı.. Liderimiz 3 zirve yapılacağını söylediğinde Zeynep hanım biraz mırıldandı.. Ancak dönüş yolunda "haftaya nereye çıkalım ? " dediğinde yüzündeki tebessümü görmeliydiniz :)

=> Do you also want a homepage for free? Then click here! <=